Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Eğitim Programı

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Eğitim Programı

Türkiye’de ilk otistik çocukları koruma derneği kurucularından olan KRM Koşuyolu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, yıllardır bireysel eğitim programları oluşturup uygulamaları gerçekleştirmektedir.
Yaygın gelişim bozukluğu kapsamında konuşan albüm ve Gedex eğitim sistemini kullanan nadir kurum olma fırsatından velilerimiz ve çocuklarımız oldukça memnundur.

Bireylerin, var olan yeterliklerinin en üst düzeyde geliştirilerek sosyal yaşama etkin katılımının artırılmasının temel yolu eğitimdir.

Çocuklarımızın ortaya koydukları belirtilerin bir kısmını gösteriyor olması onun yaygın gelişim bozukluğu kapsamında değerlendirilmesini gerektirmez,bu alanda sizi ve çocuklarınızı istismar etmeyecek kurum ve kuruluşlar mevcuttur,öncelikle bir çocuk psikiatristine görünmelisiniz öncelikle devlet hastanesinde çalışan bir doktoru tercih etmelisiniz,okul çağındaysanız sonrasında rehberlik araştırma merkezinden yok daha okul çağına gelmediyseniz bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden çocuğunuzun değerlendirmesini isteyebilirsiniz,her ik kurum dada ücretsiz danışmanlık alabileceğinizi bilmelisiniz.kısacası önce doktor sonraysa kesinlikle rehabilitasyon merkezinden eğitsel tanılama yapmalısınız.eğer bunları yapmadıysanız,yolunuz çok uzun ve size bu yolu dolambaçlı hale getirecek amacı sadece bu alanda geçim sağlamak olan kendine uzman diyen bir yığın ruhsatsız irili ufaklı kurumlarda zaman kaybedeceksiniz.

Eğer teşhis doğruysa alacağınız hizmet özel eğitim ve yuva eğitimi olmalıdır.bu iki kombinasyonu sağlarsanız, alternatif uydurma yollara ihtiyacınız kalmayacaktır.

Her yıl bu alanda moda olan kavramlar vardır. Bunlardan bazıları; ses terapisi, duyu terapisi, hipo terapi hatta akanpuktur yada biyo enerji bile çıkar karşınıza, sülük tedavisi,hacemat kısacası siz denize düştüyseniz yılanlar çok olacaktır etrafınızda, lütfen kurumsal, ruhsatlı kurumlardan şaşmayın. Sizler ve çocuklarınız çok değerlisiniz.

Özel eğitime ihtiyacı olan tüm bireylerde olduğu gibi yaygın gelişimsel bozukluğu (YGB) olan bireylerde de eğitim ve ev ortamları uygun şekilde yapılandırıldığında, işlevsel eğitim programları geliştirildiğinde, öğretim süreci bireysellik esasına göre hazırlandığında, bağımsız yaşam becerilerinin edinilmesi ve toplumsal entegrasyon bağlamında önemli ilerlemeler kaydedilmektedir.

Yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireylerin bağımsız yaşam becerilerini geliştirmeleri, davranış problemlerinin azaltılarak gereksinimleri olan beceriler kazanabilmeleri, uygun eğitim programlarıyla bütünleştirilmiş, yapılandırılmış ve zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının erken yaştan itibaren sağlanmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Yaygın gelişimsel bozukluk gösteren bireylerin, tanı aldıkları ilk andan itibaren destek eğitim programlarına alınarak gelişimlerinin desteklenmeleri gerekmektedir. Bireyin örgün eğitime dâhil olduktan sonrada düzeyine/tanısına uygun destek eğitim programlarına katılması, gelişiminin en üst düzeyde desteklenmesini sağlayacaktır.

Yaygın gelişimsel bozukluklar (YGB), sosyalleşme ve iletişim gibi çoklu temel fonksiyonların gelişmesinde gecikmeleri de içeren bir spektrum bozukluğudur. Bu grupta yer alan en çok bilinen yaygın gelişimsel bozukluk otizmdir.

Bu yelpazede yer alan diğer bozukluklar, Rett Sendromu, Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu, Asperger Sendromu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Bozukluk (Atipik Otizm)’tur.
Çeşitli bilimsel kaynaklar otistik spektrum bozukluğunu çeşitli şekillerde sınıflandırmaktadır. Fakat Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 2000 yılında yayımladığı kılavuza göre (DSM-IV-TR), otizm spektrum bozukluğu kapsamında beş ayrı kategori yer almaktadır:

Otizm: Otizm, otistik spektrum bozukluğu kategorisindeki en temel alt grubu oluşturmaktadır. Otizmin üç yaştan önce başladığı kabul edilmektedir. Otizm; sosyal etkileşimde önemli yetersizliklerle, iletişim ve oyunda önemli yetersizliklerle, çeşitli takıntılarla kendini göstermektedir.

Asperger Sendromu: Asperger sendromunda da, sosyal etkileşimde yetersizlik ve çeşitli takıntılar görülmektedir. Ancak, otizmden farklı olarak, dil ve zihin gelişiminde geriliklere rastlanmaz. Asperger sendromu tanısı almış bireylerin sözel işlevleri, örneğin, sözcük dağarcıkları ve dilbilgisi gelişimleri, genelde iyidir. Ancak, görsel-algısal ve görsel-devinsel işlevlerde yetersizdirler. Ayrıca, çoğunda denge ve devinsel eşgüdüm sorunları gözlenmektedir.

Çocukluk Disintegratif Bozukluğu: Bu tanıyı alan çocuklar, yaşamlarının en az ilk iki yılında normal gelişim seyretmektedir. Bozukluğun başlamasıyla, daha önce kazanılmış olan beceriler hızla yitirilip otizm için belirtilen özellikler kendini göstermektedir. 
Çoğu çocuğun zihinsel becerileri, ileri derecede zihin özürlü düzeyine kadar gerilemektedir. Çocukluk disintegratif bozukluğu tanısı alan çocuklar, birkaç yıl içinde, otizm tanısı alan çocuklarla benzer özellikleri paylaşır hale gelmektedir.

Rett Sendromu: Rett sendromu, en az beş ay normal gelişim gösteren çocuklarda görülür ve yalnızca kızlarda ortaya çıkan genetik bir otistik spektrum bozukluğudur. Sendromun başlamasıyla birlikte, baş büyümesi yavaşlar, el becerileri yitirilir, takıntılı el hareketleri başlar. 
Zamanla tüm bevinsel beceriler geriler.

Atipik Otizm: Eğer bir çocukta otizm tanı ölçütleri tam olarak karşılanmıyorsa atipik otizm tanısı konur. Otistik belirtiler zamanla kaybolabilir, iyi eğitim ve elverişli şartlarla tamamen normale dönebilir. 
Mizahı anlama ve oluşturmada, karşı cinsle ilişki başta olmak üzere insan ilişkilerinde hep ciddi sorunlar yaşarlar. Dil sorunu varsa kısa sürelidir, sonuç olarak düzgün gramer ve fonoloji ile konuşurlar. 
Kendine zarar verici davranışlar görülmez. Öğrenme sorunları olabilir. Dar ve yoğunlaşmış ilgi alanları vardır ancak örneğin mesleğinde bu bir avantaj olabilir. Takıntılar ve ritüeller belirgin olabilir, panik ataklar sık görülebilir.